Loading

   
  petshopkardelen
  Güvercin Hakkında Genel Bilgi
 
Güvercinin kemiklerinin ağırlığı, tüylerinden daha hafiftir..


Kuluçkaya yatmış olan bir kuşun, belirli aralıklarla yumurtalarını çevirmesinin nedeni nedir? 

Kuşlarda kuluçkaya yatma, vücut ısısı yardımıyla yumurta içindeki embriyo gelişiminin tamamlanmasına yardımcı olur. Karnın alt kısmında, kuluçka bölgesi adı verilen ve kuluçka zamanında tüyleri dökülen bölgedeki kılcal damarlardan yumurtaya geçirilen ısı, embriyonun gelişim sürecini tamamlamasında önemli rol oynar. Çoğu kuş türünde, kuluçka esnasında yumurtaların çevrilmesi davranışı görülür. Bunu, vücuttan yumurtaya geçen ısının ve yumurta içeriğindeki besin maddesinin (yolk), yumurta içerisinde homojen (eşit) bir şekilde dağılmasını sağlamak amacıyla yaparlar. Ayrıca embriyonun gelişim sürecinde, doku farklılaşması için gerekli olan hücre göçlerinde yerçekiminin etkisi vardır. Yumurtanın çevrilmesi sayesinde, yerçekimi etkisi de düzgü;n bir şekilde dağıtılarak, hücre göçünün seyrine de yardımcı olunur.



Göçmen kuşlar neden " V " şeklinde giderler? 
Bazı kuşlar, göç sırasında binlerce km uçarlar. Bu kadar uzağa gidebilmek için, kuşların enerjilerini olabildiğince etkin biçimde kullanmaları gerekir. Bazı göçmen kuş sürüleri uçarken V şeklini alırlar. Bu sayede, arkadaki kuşlar daha az hava sürtünmeyle karşılaşırlar ve %70'e varan oranda enerji tasarrufu sağlamış olurlar. Doğal olarak, en başta uçan kuş en fazla enerjiyi harcar. Buna bir çözüm olarak, sürüdeki kuşlar sürekli yer değiştirirler. Yani, önde uçan kuş yorulduğunda arkaya geçer. 




Güvercinler Niye Takla Atar? 
Güvercinlerde iki farklı nedenle görülen, iki farklı tip takla var. Bunlardan ilki, havada uçarken hafifçe yan dönme şeklinde görülen ve aslında güvercinlerle beslenen gökdoğan gibi yırtıcı kuş türlerine karşı kazanılmış olan bir savunma uyumu. Bu, doğal olarak artık genlerine yerleşmiş ve bir yaşam biçimi haline gelmiş bir özellik. Taklacı güvercin olarak bilinen ırklarda görülen takla davranışı da, bu şekilde bir uyum olarak kazanılmış ve ırk özelliği haline gelmiş. Diğeriyse, vitamin eksikliği ya da bir virüs nedeniyle ortaya çıkabilen, beyine giden sinir hücrelerinin üzerini kaplayan myelin kılıfın erimesine neden olan ve havalanırken ya da uçarken denge kaybı nedenli takla atma, yürürken daireler çizme, başın arkaya doğru yatması (stargazing: yıldız sayma) gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık. Bu takla zaten diğerinden belirgin olarak ayrılıyor ve sıklıkla hayvanların kontrollü bir şekilde beslenmesiyle iyileştirilebiliyor. 



Kuşlar uyurken niye ayaklarını yukarı çekerler? 

Bazı kuşların uyurken bir bacaklarını gövdelerine doğru çekmelerinin nedeni bu hareketin kuşun vücudundan ısı kaybını önlemesi olarak açıklayabiliriz. Kuşların bacakları üzerinde tüyler bulunmadığı için bu açık bölgelerden ısı kaybı oldukça yüksek olabiliyor. Zaten dikkat edilirse kuşların uyuma sırasında vücut yüzeylerini olabildiğince küçültecek bir şekil aldıklarını, örneğin bacaklarını gövdeye doğru çekmenin yanı sıra başlarını da iyice gövdelerine gömdüklerini gözlemleyebiliriz. 


Güvercinler havada nasıl yön bulur? 

Posta güvercinleri yön bulma konusunda olağanüstü yetenekleriyle biliniyor. Ancak yeni bir araştırma, güvercinlerin de yön belirlerken bazen insanlar gibi yolları izlediklerini ortaya koyuyor. 
Oxford üniversitesi'nden Tim Guilford ve Dora Biro, üç yıl süreyle Oxford'daki güvercinleri izledi. İsviçreli ve İtalyan meslektaşlarının geliştirdikleri çok küçük GPS sistemlerini güvercinler üzerine yerleştirdiler. Guilford, 'kuşların en az enerji harcayacakları royayı kullanacaklarını tahmin ediyorduk' diyor. 'Ve bunu yaparken hangi coğrafi oluşumları referans olarak alacaklarını merak ediyorduk.' 
Çalışmanın sonucu şaşırtıcıydı. Güvercinler, eve 10 km. kala güneşin gökyüzündeki konumu veya dünyanın manyetik alanı gibi yöntemlerden daha az yararlanıyorlardı. 
Bunun yerine karayolu, demiryolu, nehir gibi yeryüzündeki belirgin ve düz işaretleri izleyerek -hatta bazı durumlarda yolu uzatarak- hedefe ulaşıyorlardı. Guilford, 'çok komikti' diyor. 'Gözlemlediğimiz bir güvercin karayolunu takip ederek bir göbeğe geldi ve anayollardan birine saptı. Daha sonra ikinci bir göbekten tekrar döndü. Diğer güvercinler ise Thames Nehri'ni takip etti ve ancak köprüye ulaştıklarında dönüş yaptılar.' 
Guilford, düz ve ezberlenen bir rotaya sadık kalarak hedefe varmanın daha güvenilir ve kolay olabileceğini söylüyor. 'Yön bulmaya çalışırken aynı şeyleri yaptığımı düşündüğümde çok güldüm.' 


Yavru kuşlarda beslenme 

Kuşlarda kursağın içi kuluçka periyodunun erken devrelerinde prolaktin hormonu salgısı tarafından hızla değişime uğrar. Kursakta kursak sütü adı verilen protein ve yağca zengin bir beyaz sıvı salgılanır. Bu sıvı yavruların yumurtadan çıktıkları ilk günlerde beslenmesini sağlar. Doğada yavru olarak bulunan kuşların ilk günlerde insan eli altında beslenip yaşatılması çok zordur. Annenin ilk günlerde mutlaka ağız sütünü vermesi gerekir. Eğer yavru 4 - 5 günlükse yaşama şansı nispeten fazladır. Ama gelişme hızı doğadaki yavru kuşlara göre nispeten düşüktür. Yavru kuşların sindirim sistemleri henüz tam anlamıyla gelişmediği için ilk zamanlarda sıvı gıdalara daha sonraki aşamalarda ise yavaş yavaş katı gıdalara geçilmesinde fayda vardır.Bu geçiş kademeli olması gerekir aksi taktirde yavru da sindirim bozuklukları görülür. Besleme aşaması kursağın şişkinliğine göre ayarlanır. En güzel yemleme az ve sık yemleme biçimidir. 
Gerekli malzemeler: Bir enjektör, Ilık su (soğuk su verilmemeli), Yumurta sarısı (Esansiyel amino asit içeriği bakımından zengin) , Milupa bebek maması. 
Kuşlara mamayı hergün taze formda sunmalısınız. Mamalar çok çabuk hava şartlarında bozulabilir. 




Su geçirmezlik ve kuşlar 
Papağanlar ve balıkçıl kuşları kanatlarını temizlemek için bir çeşit "toz" üretirler. Bu toz tüylerinin yıpranmış uçlarından gelir. Bazı türlerde, güvercinler ve papağanlarda olduğu gibi kuşun tüyleri arasına dağılmıştır. Diğerlerinde özellikle balıkçıl kuşlarında bu tozlar küçük öbekler halinde toplanmıştır. Tozun ne işe yaradığı henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat kanatların su geçirmezliğine yardımcı olduğu tahmin edilmektedir. Beyaz balıkçıllar, pelikanlar ve diğer su kuşları kendilerini kuyruklarının alt kısmındaki derilerinde yer alan bir bezden salgılanan yağ ile yağlarlar. Yıkama, topraklama ve tozlamayla tüyler tekrar uçuşa uygun pozisyon için hazırlanır. 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------
İnsanın ve güvercinlerin görüş açısı kaç derecedir? 
İnsanların görüş alanı, toplam 180°. Ancak, binokular görüş denilen iki gözün görüş alanlarının çakışmasıyla ortaya çıkan alan 120°. Köpeklerde ve kedilerde toplam görüş alanı 150°, binokular görüş alanı 85°. Gözleri, başın iki yanında bulunan hayvanlarda toplam görüş alanı artmasına karşın binokular görüş alanı azalıyor. Atlarda toplam görüş alanı 350°, binokular görüş alanı 65°, güvercinlerde toplamda görüş alanı 300°-340°, binokular görüş alanı 20° - 30°. Belki de en şaşırtıcı olan, kafasını 200° çevirebilen baykuşların binokular görüş alanının az, 70° olması. Baykuşların toplamda görüş alanı 110°’dir.


-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Göç Rekorları 
Uzun mesafede göç etme konusunda rekor her yıl 25,000 km. uçarak Kuzey kutbu ile Güney kutbu arasında mekik dokuyan Kutup Sumrusuna ait. Yine kutup çevresinde üreyen birçok kıyıkuşunun uzak G.Amerika kıyılarına yolculuğu 13,000 km. yi bulur. ABD nin kuzeydoğu kıyısındaki Morina Burnu üzerinden bazen tek gecede 12 milyon kuşun denize doğru göç yolculuklarına başladıkları biliniyor. 
Dalgalar halinde önce okyonusun içlerine güneydoğu yönünde uçan kuşlar, Bermuda adasını geçtikten sonra arkalarına güçlü rüzgarları alarak bu sefer güneydoğuya, Güney Amerika kıyılarına yönelirler. 80-90 saat süren bu epik yolculuğun sonunda hedefe ulaşan bireyler tüm yağ depolarını tüketmiş, proteinlerinin çoğunu metabolize etmiş, vücutlarındaki suyu son damlasına kadar kullanmış, deyim yerindeyse 'bir deri bir kemik' kalmışlardır. Bu bir insanın 80 saat boyunca Süreyya Ayhan'ın 1500 m. süratiyle koşmasına denk geliyor. Eğer kuşlar iç yağ yerine benzin yaksaydı, 1 litre benzinle 250,000 km. yol yapabilirlerdi. Bir başka hesapla arabanız bu kuşlar kadar verimli çalışsaydılar bir bardak benzinle (150 ml.) dünyanın çevresini dolanabilirdiniz! 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Mucizelerin ta kendisi: Kuşlar.. 
Okyanusun ortasında yapayalnız, yön bulmaya çalışıyorsun, yıldızlara bak, kuzey yıldızını bul en çok parlayanı olacaktı, hangisi, tanrım.... okyanusta yıldızların hepsi birden ne çok parlıyor, afrika ne yönde acaba?? Göç, kuşlara özgü mucizelerden yalnızca biri, kuşların dünyası mucizelerle doludur, onlar binlerce kilometreyi ellerinde pusula olmadan , bu konuda herhangi bir eğitim almadan aşar ve dünyanın ücra köşesinde bir yıl önce bıraktıkları bir yuvayı elleriyle koymuş gibi bulurlar. Yerleşik insan yaşamı ile karşılaştırıldığında kuşlarınki kompleks bir yaşam biçimidir. Plastik bir okul cetveli büyüklüğündeki Kuzey Sumrusu (Sterna paradisaea) göç sırasında o küçücük gövdesine sığdırdığı enerji ile 36.000 km yol kateder. Leylek ve benzeri büyük kuşlar ise uzun mesafeleri aşmak için termallerden (ılık hava akımları) yararlanırlar, termaller sadece karalar üzerinde oluştuğundan leylekler denizüstü geçişleri az olan yolları seçerler. Bu yüzden göç eden binlerce Leyleğin (Ciconia ciconia) İstanbul Boğazı üzerinden geçtiğini görebilirsiniz, böyle muhteşem bir göçe şahit olmak, “leyleği havada gördü” deyişini anlamsız kılabilir. Deniz üzerinde güçlü termaller bulunmadığından albatroslar gibi süzülen kuşlar dalgaların ve havanın yarattığı rüzgarları kullanarak ilerlerler, 9 kg lık bir albatros vücut ağırlığının sadece %1 ini kullanarak ve kanat çırpmaksızın bu şekilde 100 km süzülebilir. 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Telek dibi patlaması - Kanat patlatma 
Kanat patlatma tabiri kanımca kanat eklem yerindeki açılmalar için kullanılmalıdır. Taklacı güvercinlerde sert oyun yapan kuşlarda kanatların hızlı vurulması bu tür açılmalara neden olmaktadır. Bu anlamda kanat patlatan güvercinler yaraları kapanana kadar bir süre uüurulmamamalıdır. Ancak tekrar uçurulduğunda gene kanat patlatabilir. Sert oyun özelliği kuşun genetik yapısına özgüdür bu nedenle aynı kuşun yavrularında da benzer özellikler görülme ihtimali bulunmaktadır. Ne yazık ki günümüzde bu tür sert oyunlu taklacılar kostümün ön plana çıkartılması sonucu gittikçe azalmaktadır. 
İçi kan dolu teleklerin patlaması durumunun ise telek dibi patlaması olarak adlandırılmasının daha uygun olacağı görüşündeyim. Telek dibi patlaması, genetik bir durum değildir. Daha çok iki nedenle olabilmektedir. Birincisi Atsinekleri, ikincisi ise mantar hastalıklarıdır. At sinekleri içi yeni kan dolan telekleri delerek buradaki kanı içmektedirler. Bu durumda bu telek çürüyerek düşmektedir. Aynı olaya neden olan diğer bir etken ise Aspergillosis ve Cadidiasis adı verilen mantar hastalıklarıdır. Bu hastalıkların tüy ve deride gözlenen formları benzer bir etki yaratarak yeni çıkan teleklerin patlayarak çürümelerine neden olurlar. 



DIŞ PARAZİTLERE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER 
Kilo kaybına sebep olurlar. 
1) Kuşlarınızı yerde yemlemeyiniz. özel hazırlanan yemlikler kullanınız. 
2) Suluklarınız da aynı şekilde içine dışkı bulaşmayacak biçimde korunaklı olmalıdır. 
3) Kuşlarınızın yemlik ve sulukları, başka kuşların kullanımına açık olmayacak şekilde bulundurulmalıdır. 
4) Salmanızı ve salma içi ekipmanlarınızı sık ve düzenli aralıklarla temizleyiniz. temizleme sırasında dezenfektan ilaçlar kullanmak uygundur. Çamaşırsuyu da iyi bir dezenfektan görevi görür. Ayrıca salmanın içinin havadar olmasına özen gösteriniz.



5) Salmanızda rutubet olmamalıdır. Islak ortam bir çok mikrobun barınması ve parazitlerin yumurtalarının gelişimi için oldukça uygun bir zemin yaratmaktadır. Salma tabanına kum sermeyiniz. Salma tabanındaki kum, mikrop ve parazitler için iyi bir barınma ve gelişme ortamı sağlar. 
6) Salmanızı, içine her tür parazitin, sineğin, böceğin vb girmesini engellemek amacı ile uygun gözenekli kafes teli kullanarak yalıtınız. 
7) Kuşlarınızın diğer kuşlarla temas etmemelerine dikkat ediniz.



8) Güvercinlerinizi sık sık genel sağlık kontrolünden geçiriniz. Bu kontrol sırasında olması muhtemel tüm hastalıkların belirtilerini inceleyiniz ve dış parazit taşıyıp taşımadıklarını gözleyiniz. 
9) Salma içini belli aralıklarla parazit öldürücü ilaçlarla ilaçlayınız.



10) Kuşlarınıza haftada birkaç kere banyo yaptırınız. Banyo sularına parazit önleyici ve koruyucu ilaçlar karıştırınız. 
Kullanılabilecek ilaçlar 
NEGUVON TOZ : Hayvanların dış ve iç parazitleri için kullanılan etkili bir ilaçtır. Deri yolu ile ve bağırsaktan emilerek kana karışabilmektedir. Haricen kullanıldığında ise dış parazitler üzerinde oldukça etkilidir. Güvercinlerde görülen bit, pire at sineği ve kene türlerine karşı etkilidir. Özellikle bit için oldukça iyidir. Güvercinlerde %2’lik eriyik şeklinde kullanılır ve 5 gün sonra ilaç tekrarlanır. 1 litre suya 2 gram karıştırılarak hazırlanacak su ile tüm salma püskürtme yolu ile ilaçlanabilir ya da banyo sularına katılabilir.


RİN TOZU: Dış parazitler için oldukça yaygın olarak kullanılan bir ilaçtır. Toz şeklinde olan ilaç serpme yolu ile kullanılmaktadır. Kanat altlarına, kuyruk arkasına ve göğüse serpilmek sureti ile kullanılır. Aynı zamanda salma içinde köşelere, çatlaklara vb yerlere de serpilebilir. Güvercinlerin yemlerine ve içme sularına karışmamasına dikkat edilmelidir. 
BLOTİC: (Önerilir!) Bir leğen suya 2 kapak blotic atıp kuşlar gözleri suya girmeyecek şekilde elle banyo yaptırılır. İlk zamanlar haftada 1 defa daha sonra ayda bir defa bu ürünü kullanırsanız dış parazitlerden kurtulursunuz. 


İÇ PARAZİTLERE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER 
İshal ve kusma yapar. Zayıflamaya yol açar. 
1 ) Salmanın düzenli temizliği ve dezenfektesi ile sağlıklı yaşam koşullarına sahip hale getirilmesi. 
2 ) Salmanın yeterli büyüklükte olması ve kuş başına düşen alanın uygun olması. 
3 ) Salma içi havalandırmanın uygun olması. Birikmiş kuş dışkılarından yayılan amonyak gazının kuşlarımız tarafından solunması çeşitli solunum yolu hastalıklarına ve iç parazitlerin yeniden vücuda alınmasına neden olabilmektedir. 
4 ) Kuşların yerde yemlenmemesi, içine kuş dışkısı bulaşmayacak şekilde özel yemlik ve sulukların kullanılması. 
4 ) Yemlik ve sulukların başka kuşların ve canlıların kullanımına açık olmaması.
 
5 ) Salmanın sinek, böcek ve diğer haşere ve canlıların içine giremeyeceği şekilde tel kafesle yalıtılmış olması. 
6 ) Düzenli dış parazit kontrollerinin ve ilaçlamasının yapılması. 
7 ) Kuşlarımıza verdiğimiz yemlerin taze ve temiz olmasına özen gösterilmesi, mümkünse güvenilirliği test edilmiş yem dükkanlarından sürekli alış veriş yapılması. 
8 ) Yemlerimizin içerlerine başka canlıların giremeyeceği şekilde ağzı kapalı kaplarda saklanması. 
Kullanılabilecek ilaçlar 

VERMAZOL : Her tablet 100 mg Mebendazole içermektedir. İnsanlar için üretilmiş bir ilaçtır. Yuvarlak solucan türleri ve Kıl kurtları ve Mide duvarı kurtları üzerinde ve özellikle de Yassı solucanlar üzerinde etkilidir. Yarım tablet 2 litre suya karıştırılarak 3 gün süre ile verilebilir. 15 gün sonra bir doz daha uygulanır.

LEVAPAR TOZ : Etken maddesi, Levamisol’dur. Yuvarlak solucan türleri ve Kıl kurtları ve Mide duvarı kurtları üzerinde etkilidir. Güvercinler için kullanılabilecek doz, güvercin başına 10 –20 mg kadardır. Kuşların günlük içme sularına karıştırılarak verilmelidir. 15 gün sonra aynı doz tekrar edilebilir. 
CİTRALİN – L TOZ : Etken maddesi, Levamisol Hydrochlorid’dir. 1 gram ilaç 1769 gr etken madde bulunmaktadır. Yuvarlak solucan türleri ve Kıl kurtları ve Mide duvarı kurtları üzerinde etkilidir. Güvercinler için kullanılabilecek doz, güvercin başına 10 –20 mg kadardır. Kuşların günlük içme sularına karıştırılarak verilmelidir. 15 gün sonra aynı doz tekrar edilebilir.



Buyuk resımlerdekı kusların cınsı;


"CIN PERI TURLERI"

ÖZELLİKLERI:



VÜCUT YAPISI :Yabani güvercin tipinde biraz daha ince yapılıdır.Ayaklar paçasız başın arkasında tepe vardır.

TÜYLER : Parlak

RENKLER: Vücut bakır veya altın renkli , kanat tüyleri ise siyah - gri - düz veya çizgili olabilir.

KÖKEN : Yugoslavya



ARAP GUVERCINI ;SUS GUVERCINLERI
































KÜMESLERDE SİZİN SAĞLIĞINIZ


Bu makalenin amacı sizin sağlığınız ve onu nasıl koruyacağınız hakkındadır.

Semptomlar 
Yaygın olarak bilinen PFL, Amerikalılarında 'hypersensitivity Pneumonitis' dedikleri alerji tipi, akut ve kronik olmak üzere iki tiptir. Salmalarda 4-8 saat durulmasında yoğun bir grip, ateş, soğuk algınlığı, öksürük, kas ağrısı ve nefes darlığı meydana gelir. Doktorlar steteskop ve rontgen aracılığıyla ciğerde bulunan anormallikleri farkedebilir. Kan testlerinde güvercin proteinlerine karşı oluşan yüksek seviyedeki antikorlar gözlenebilir. Semptomları 48 saat görülmesine rağmen bir ya da iki hafta sürebilir. Her ne kadar semptomlar kendiliğinden geçse de semptomlar hala belirginken doktora gözükmek kronik hale gelmesini önlemek için gereklidir. Kronik form ciğerlere zarar verdiğinden ciddi vakalarda ölümlere bile yol açabilirler. Başlıca semptomları; öksürük, nefes darlığı ve aşırı derecede kilo kaybıdır.


PFL ilk kez 1965 yılında literatüre girmiştir. PFL de kuş materyallerinin hastalığa sebep olduğu kanıtlanmamakla birlikte başlıca sebepler; dışkılar, tüyler ve de en önemlisi güvercin tozu ve partikülleridir. 
Genel Risk Durumları 
Salma temizliği: Dışkıların çoğalmalarına kesinlikle izin vermeyin. En tehlikeli partiküllerin kaynağı dışkılardır. Partiküllerin temizlenmesinde en etkili yol elektrik süpürgesidir. Makineden geçen tozun tekrar havaya yayılmasını önlemek için filtre koyun. Salmanın içini periyodik olarak yıkayın. Yıkama kuruma için güzel bir günde ve sabah yapılmalıdır.


Güvercinlerin elle tutulması: Güvercin ele alındığında partiküller de ele geçerek ağız-burun yoluyla vücudumuza girebilir. Sürü egzersiz için dışarı bırakıldığında hepsinin aynı anda kanat çırpması salmada bulunan bütün tozları kaldırmaktadır ve 10-15 dakika geçtikten sonra bile normal seviyesine dönmez. Kuşları serbest bıraktıktan sonra salma iyice havalandırılmalı ve tozlar inene kadar terk edilmelidir. Salmada kalmak zorunluluk ise mutlaka maske takılmalıdır. Tüy dönemlerinde bu gizli partiküller önemli derecede artış göstermektedir. 
Kişisel Korunma Yolları 
Maskeler: İlk olarak 1982 yılında yapılmış, çeşitli tip ve boyutlarda kuş besleyenler için yapılmış maskeler bulunmaktadır. Maske takarken en önemli nokta yüzünüze tam oturmasıdır. Hasta maskelerini takmanın bir faydası yoktur. Aile fertlerini üzerinde taşıdığı kıyafetlerden dolayı risk altına sokmamak salma içinde için koruyucu elbise giyilmelidir. Güvercin besleyicilerinin aileleri de güvercinlerle hiç bir teması olmamasına rağmen etkilenmektedirler. Bunun sebebi yetiştiricilerin partikülleri kıyafetleriyle evlerine taşımalarıdır. Salmada giyilen kirli kıyafetler orada çıkartılmalı ve özellikle ayakkabılar için kolay çıkartılabilen koruyucular kullanılmalıdır. Partiküller cild üzerinde de çoğalabildiklerinden eller bol su ve sabunla yıkanmalıdır.


Güvercin hareketleri: Güvercinlerin kümes içerisinde faslaca kanat çırpmaları havada tozların daha çok yayılmasına sebep olur. Salmaların dizaynı, güvercinlerinizi yakalamaya çalıştığınızda kanat çırpıp kaçamayacakları şekilde yapılmalıdır. Kuşlarınızı kendinize alıştırmanız bu sebepten önem taşır. 
Sık banyo: Kuşlarınıza salmalarınızın dışında banyo yaptırmanız önerilir. Çok fazla banyo yaptırmaya gerek yoktur. Kuşlarınız kendilerini banyo düzenine alıştırırlar. Güvercinlere yarış öncesi 3 gün banyo yaptırılmaz ki yarışta yağabilecek yağmurdan korunmak için kanatlarında yeterli balmumu olabilsin. 
Güvercin sayısı: İhtiyacınızdan daha fazla kuş beslemeyin. Salmada fazla kuş daha fazla partiküllerin çoğalamasına sebep olur. 
Bazı insanlarda hiçbir allerjik reaksiyon göstermemekle birlikte önlem olarak kuşlarınızla gün içinde salmalarda 40 dakikadan fazla kontakt kurmamak gerekir. PFL de en büyük problem ondan nasıl korunacağını bilmektir. Daha basitleştirirsek bu (PFL) güvercinlere karşı bir alerjik reaksiyondur. Aynı kedilere, köpeklere ve belirli yiyeceklere karşı olan alerjik reaksiyon gibidir. Açık havada (meydanlar gibi) bu problemden yakınmak imkansızdır.

RESIMLERDEKI KUSLAR ISPANYOL PIKA GUVERCINLERI

İspanya'nın Seville şehrinde 2005 yılında yapılan Suelta yarışından bir görüntü. Fotoğraf Rene Kruter tarafından çekilmiştir.

ASAGIDAKI LINKTEN TUM BILGILERI BULABILIRSINIZ





1. Mutlaka standartlara uygun kümes veya kümesler.
2. Temizlik ve hijyen
3. Sağlıklı damızlık 
4. Finansman 
5. Zaman 
6. Sportmenlik


1.Kümes ;
Kümes deyince aklımıza gelen konu; güvercinlerimizin rahat edebileceği, sağlık koşullarına uygun ,yaşamları süresince barınabilecekleri güvercin evlerinden söz ediyorum. Kümesleri, bahçe kümesleri ,tavan arası kümesleri ve teras kümesleri olarak sınıflandırabiliriz. Kümeslerimizin cephesini , şayet şeçeneğimiz varsa rüzgarın daha ılık estiği, sabah güneşini ve gün boyu güneş ışınlarını alabilen doğu veya güney doğu yönlerine kurarsak kuşlarımızın güneş ışınlarından azami derecede faydalanmalarını sağlarız. Böylece sabahın erken saatlerinde kümesin içersindeki havanında ılıklaşmasını sağlarız. Kümeslerin çok lüks olması önemli değildir ancak ihtiyaçlara cevap vermesi çok önemlidir. Bahçe kümeslerini ve terasta inşa edeceğimiz kümesleri yerden 45cm gibi yüksekliğe kaldırırsak, kümesin altında oluşacak hava sirkülasyonu sayesinde kümes tabanının daima kuru kalmasını sağlarız. İyi bir kümeste dikkat edilmesi gereken en önemli husus kümesin tabanının sürekli olarak kuru kalmasını sağlayan ve kuşlarımızda üst solunum problemleri yaratmayan havalandırma sistemlerinin bulunmasıdır. Bunun için belli zaman dilimlerinde devreye sokacağımız (kuşları yemleme zamanı gibi ) elektrikle çalışan havalandırma sistemlerini tercih edebileceğimiz gibi doğal havalandırma sistemlerini de oluşturabiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus kümes içersinde kuşlarımızı cereyana maruz bırakmamaktır. Bu nedenle kümeslerde tek cepheden, tercihen kümeslerin ön yüzünde alttan açılacak havalandırma delikleri ile kümesin içersine temiz hava girmesini sağlarız. Tavandan açacağımız havalandırma bacaları ile de kümesteki istenmeyen kötü hava ve kokuların dışarıya çıkmasını sağlarız. Böylece kuşlarımızı hava akımlarına (cereyan) maruz bırakmaksızın kümeslerimizin hava sirkülasyonunu sağlarız.

Ayrıca kümeslerde kuşlarımızın yuva ölçülerini ve şekillerini belli standartlara göre dizayn edersek hem kuşlarımız rahat eder hem de yuva temizliğinde bizler rahat ederiz. Standartlara uygun yuvadan kastım; bir çift kuşun yaşamlarını sürdürebileceği, rahatlıkla eşleşip yavrularını büyütebilecekleri, kolay temizlenebilmesi için altında tercihen yuva ızgarası olan, içersinde 2 adet yumurtalık konulabilen, önleri gerektiğinde kapatılabilmesi için yuva önü bulunan, yetiştirdiğimiz kuşların fiziki yapılarına uygun ölçülerdeki yuvaları kastediyorum. Bu yuvaların ölçüleri kişisel olarak değisse de, normal ölçüler 40x60x40 veya 40X70X40 gibidir. Konuyu biraz açmak gerekirse ideal bir yuva 40 cm derinlik, 60 cm genişlik, 40 cm yüksekliktedir. Bu standartlara sahip bir yuvada bir çift kuş, konulacak 2 adet yumurtalık sayesinde aynı anda bir çift yavru büyütürken, bir çiftte yumurtaya yatabilir. Yuva önleri sayesinde ise kuşlarımızı yuva içersine kapatıp, burada eşleştirerek, yemini ve suyunu burada vererek doğacak yavruların istediğimiz çiftlere ait olduğundan emin olabiliriz. Ayrıca yuva önlerine takacağımız mamalıklara yem koyarak, hem yavruya bakan çiftlere yardımcı olabiliriz, hem de yavruların ebeveyinlerine bakarak çabucak yem yemeyi öğrenmelerini sağlarız. Yuva altı ızgaraları ise kuşlarımızın dışkılarıyla temasını kestiği için yemin dışkı ile bulaşması sonucu oluşabilecek olan enfeksiyonların önlenmesinde rol oynayan çok önemli faktörlerden biridir. Ayrıca haftada bir kez bu ızgaraları kaldırmak suretiyle yuvalıkları kolayca temizleyebiliriz.

Kümeslerimizin tabanlarını günlük olarak temizlemiyorsak yere koyacağımız taban ızgaraları sayesinde kuşlarımızın dışkıları ile temasını keseriz. Kuşlar yerdeki dışkılara basmadığı için, bu dışkılar daha kısa sürede kuruyup, temizlik aşamasında ise daha kolay temizlenebilecektir. Kümeslerde kuşlarımızın suluklarını yerden takriben 50cm yükseklikteki sehpaların üstüne yerleştirirsek, içeride uçuşan tozların sulukları kirletmesini belli oranda önlemiş oluruz. Kuşlarımızın mutlaka hergün sularını değiştirip tazeleyelim. Böylece uzun süre suluklarda bayat su kalmayacağından suyun bakteri üretmesini de belli oranda önlemiş oluruz. Günlük verdiğimiz suyu direk çeşme suyu yerine, içersine bir miktar su dezenfektasyonu ilave ederek verirsek, sudan geçmesi muhtemel olan bazı enfeksiyonları önlemiş oluruz. Ayrıca kuşlarımıza yemlerini mutlaka temizlenip dezenfekte edilmiş bir zeminde veya yemliklerde vermeliyiz. Sanırım hiç kimse tuvalette yemeğini yemek istemez. Öyleyse bizlerde kuşlarımıza yemlerini özenle hazırlanmış yemliklerinde sunalım.Alacağımız bu basit tedbirlerle kuşlarımızın sağlıklı kalmalarını sağlamış oluruz.

Standartlara uygun kümes , yuva , tünek vs. örneklerini TGYB’nin fotoğraf galerisindeki salma örneklerinde görebilirsiniz.


2.Temizlik ve Hijyen ;
Temizlik ve hijyenik koşullar hastalıkların kolayca yayılmasını önleyeceğinden, mutlaka uygulanması gereken önemli tedbirlerdir.
Haftalık yapacağımız kümes temizliği, yerleri, yuvaları, yumurtalıkları, tünekleri ve kümeste kullanılan her türlü ekipmanı kapsamalıdır. Kümes temizliği birkaç aşamalıdır. Birinci aşamada kümesteki her yer ve ekipmanlar (yemlik, suluk vs ) temizlenmelidir. Bu periyotta mümkünse elektrik süpürgesi ile kümesteki her yerin küçük tozları alınır. İkinci periyotta ise bir kova içersine konulan bir miktar dezenfektasyon ilacı karıştırılmış ılık su ile bütün yüzeyler silinmek suretiyle, mikropların barınmasına uygun ortam yaratabilecek olan tozlar silinip temizlenir. Son olarak ta dezenfektasyon pompası ile püskürmek suretiyle kümesteki el girmeyen yerlerde dahil olmak üzere her yer dezenfekte edilir. Bu işleme alternatif olarak pürmüz ile yakmayı da deneyebilirsiniz.
Unutmamak gerekir ki yakma metodu da mikropların imha edilmesinde çok etkilidir. Ancak çok dikkatli olunmasını tavsiye ederim. Zira yangın çıkarabilirsiniz veya kendinize zarar verebilirsiniz. 
3.Sağlıklı damızlık ;
Damızlık seçimimizi yaparken, kuşun gözle görülebilen ve aranılan vasıfları dışında ,sağlık barometrelerinin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Zira sağlıklı yavrular ancak sağlıklı damızlıklardan gelir. Dikkat edilecek olursa doğada sadece en sağlıklı ve en güçlü hayvanlar hayatta kalır ve onlar sürünün damızlığını oluşturur. Bizlerde tabiata fazla aykırı davranmamalıyız. Çok çabuk hastalanan bir damızlık kuşun yavruları da aynı olacaktır.Fakat sağlıklı, her türlü koşullarda hayatta kalmayı başarabilen ve hastalıklara karşı ilaç kullanmaksızın direnç gösterebilen bir damızlık, daima dayanıklı bir soyun atası olacaktır. Bilemiyorum bizler belki de posta güvercini yetiştiricisi olduğumuz için ve bu kuşlar sportif amaçlı yetiştirildiklerinden bu konuda çok hassasiyet gösterebiliriz. Ancak başka ırkları da yetiştirmiş olsaydım, aynı düşüncelerle hareket ederdim.

4.Finansman ;
Kuş bakımı sanıldığı kadar çok basit ve ucuz olmayıp, mutlaka belli oranda finansmana ihtiyaç duyulmaktadır. Bunları belirtmemdeki neden şayet yeni bir arkadaşımız bu hobiye merak salarsa, kendini nelerin beklediğini bilmesi içindir. Bu harcamaları kısaca özetlemek gerekirse; başlangıçta kuş edinebilmek için bir miktar harcama yapılır. Daha sonra kuşun olağan harcamaları vardır.Yem, ilaç, aşı, vitamin, yem katkıları vs. gibi. Form ve Performans ırklarını besleyen arkadaşların harcamaları aşağı yukarı bunlarla biterken, Posta güvercinleri ile uğraşanları daha farklı harcamalar da beklemektedir. Örneğin yarışları tertipleyen organizatörlere yaptıkları harcamalardan dolayı ödenen kuş başı ücret, ayrıca kuşları yarışlara hazırlamak için kişisel arabalarınızla veya yarış arabasıyla yaptıracağınız antrenmanlara harcanan paralar vs. Yaklaşık 80 –100 adet posta güvercini besleyip yarıştıran bir kümesin senelik harcamaları ortalama 1000 $ civarındadır.Bu bakımdan posta güvercini ile profesyonel anlamda uğraşmayı düşünen yeni arkadaşların işin bu yönünü de göz önünde bulundurmalarını tavsiye ederim.

5.Zaman ;
Hangi ırkları yetiştiriyorsanız yetiştirin, mutlaka bakımı için belirli bir zamana ihtiyaç vardır. Bu zaman diliminde eğer hava müsaitse kuşlarımızı mutlaka dışarı çıkarıp havalandırmalıyız. Bütün günü kümeslerde kapalı olarak geçiren kuşların bu özgürlüğe herşeyden fazla ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Şayet posta güvercini yetiştiricisi ve yarışçısı iseniz size günde en az iki saat gerekiyor demektir. Sabahları 1 saat, akşamları da bir saat olmak üzere günde iki saat uçurtmak gerekiyor. Başka türlü bu GÖKYÜZÜ SAVAŞÇILARINI formda tutamazsınız.

6.Sportmenlik ;
Her türlü yarış müsabakalarında olduğu gibi güvercin sporunda da yetiştiricinin diğer yetiştiricilere karşı sportmence davranması gerektiğine inanıyorum.Yetiştirici herşeyden önce başkalarının haklarına saygı gösteren, bilgi birikimini paylaşan, dürüst, birlikte aynı hobiyi paylaşan kişilerinde hobilerini yapmalarına imkan tanıyan, başkalarına ait kuşları yakaladığında, mümkünse sahibine iade etmeyi prensip edinmiş ve elindeki ile yetinmeyi bilen bir yapıya sahip olmalıdır. Bunun gerçekleştirilebilmesi içinde mutlaka her yetiştirdiğimiz kuşumuza yıl ve isim markası takılmalıdır. Kuş alımlarında kuş sahibi, sattığı kuşla beraber kuşun markasının karşılığı olan kartını veya pedigresini vererek bir anlamda alıcıya kuşun nüfus kağıdına sahip olma imkanı tanımış olur. Sanırım bu tarzda uygulamalar ile hepimizin korkulu rüyası olan kuş HIRSIZLIĞININDA önüne belirli oranda geçmiş oluruz. Güvercin yetiştirmenin bir AMAÇ değil, bizleri birbirleriyle tanıştıran ve kaynaştıran bir ARAÇ olduğu düşüncesinin, hepimizin bu olaya bakış açısını değiştireceğini tahmin ediyorum. Ayrıca hasta kuşunu bir başka yetiştiriciye satmanın da gittiği yerde doğuracağı sonuçlar açısından son derece sportmenlik dışı bir davranış biçimi olduğunu ifade etmeliyim. Şayet kümesimizde herhangi bir hastalık varsa, bunu çevremizdeki kümeslerin sahiplerine bildirip tedbir almalarını sağlamakta herşeyden önce bir insanlık ve sportmenlik görevidir.


RESIMDEKI GUVERCIN TURU ;
SEPET KUYRUK
 


BALON GUVERCIN



ÖZELLİKLERİ: 
Bu grup güvercinlerin yaklaşık 27 ayrı çeşidi bulunmaktadır.Balon güvercinleri en belirgin farkları kursaklarını normal limitlerin üstünde şişirebilmeleridir.İkinci belirgin özellikleri dik duruşlarıdır.


KÖKENLERİ :

Almanya 14 çeşit

Belçika 1 çeşit

Fransa 2 çeşit

İngiltere 3 çeşit

Çekoslovakya 4 çeşit

İspanya 1 çeşit



GUVERCIN ALIRKEN DIKKAT EDILECEK NOKTALAR


Öncelikle dışardan GÜVERCİN alırken sağlık açısından dikkat edilmesi gereken temel bazı kuralar olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu kuralları maddeler halinde sıralarsak;

1 ) Kuşun genel görünüşüne bakılmalı ve duruş şekli, hareketleri izlenmelidir. Bir kenara çekilmiş miskin miskin duran kuşlar, tüylerini kabartıp kafasını içeri çekme eğiliminde olanlar. Genel vücut ve tüy renklerinde, tavırlarında canlılık bulunmayan, tembel görünüşlü, düşünceli kuşlar alınmamalıdır. Sürekli tek ayağı üzerinde durma eğiliminde olanlar tercih edilmemelidir.

2 ) Kuşun gözleri dikkatlice izlenmelidir. Göz bebekleri parlak ve canlı olmayan kuşlar, bakışlarında durgunluk olan kuşlar, gözlerini sürekli kapatma eğiliminde olanlar alınmamalıdır. Göz çevresi halkası kızarık ve hafif şiş görünüşlü olanlar, göz çevresinde göz yaşı akıntısından kaynaklanan bulaşıklar bulunanlar hastalıklı kuşlardır.

3 ) Burun delikleri ve gaga üzeri incelenmelidir. Burun deliklerinde tıkanıklık olup olmadığına bakılmalıdır. Burun delikleri tıkalı olan kuşlar genellikle gagalarını açarak soluma eğiliminde olurlar. Burun çevresinde burun akıntısından kaynaklanan izler olup olmadığı kontrol edilmelidir.

4 ) Güvercinlerde ağız içi sağlık açısından çok önemli bir göstergedir. Kuşun gagası açılıp ağzının içine mutlaka bakılmalıdır. Ağız içi eti, dil ve damakların rengi soluk olmamalıdır. Tatlı ve canlı bir rengi bulunmalıdır. Ağız içinde asperglosis, cadidiasis, pox ve trichomonas gibi hastalıklara ait oluşumların bulunmadığından emin olunmalıdır. Ayrıca ağız içinde CRD hastalıklarında görülen balgamımsı bir oluşum bulunmamalıdır.

5 ) Güvercinin göğsünün ortasındaki ana kemik kontrol edilmeli ve kemiğin dışarı doğru fazla çıkıntı yapıp yapmadığına bakılmalıdır. Göğüs kemiği dışarı doğru çıkıntılı olan kuşlar genellikle hastalıklara bağlı kilo kaybı sonucu bu hale gelirler.

6 ) Kuşu elimize aldığımızda ağırlığı kontrol edilmelidir. Fazla hafif ve fazla ağır kuşlara dikkat edilmelidir. Bunlar ya hasta ya da fazla yağlı olabilirler. Kuşun kendi türünün normal ağırlığında olması gerekir.

7 ) Kuşun karın bölgesi parmakla yoklanarak anormal bir şişkinlik olup olmadığına bakılmalıdır. Karın şişkinliği başta bağırsak parazitleri olmak üzere bir çok hastalığın belirtisidir. Kuşun karın bölgesindeki tüyler aralanarak etinin rengine bakılmalıdır. Eti canlı ve tatlı bir pembe tonda olmalıdır. Koyu deri, rengi, belirgin solukluk, eflatunumsu ve maviye yakın renkler hastalık belirtisidir.

8 ) Güvercinin kanat ve ayaklarında bir ur bulunup bulunmadığı gözlenmelidir. Bunun için kanadı ve ayakları iki parmağınızın arasına alıp baştan sona doğru kontrol etmeniz gerekir. Özellikle eklem yerlerinde bir urlaşma olup olmadığına bakılmalıdır. Tabanlarının altı kontrol edilip bir şişlik olup olmadığına bakılmalıdır.

9 ) Özellikle dişi kuşlarda çatı kemiğinin oluşumu parmak yardımı ile kontrol edilmelidir. Çatı kemiklerinde eğrilik ya da kırıklık olan, birinden birinin seviyesi farklı olan kuşların kısır olma olasılıkları fazladır.

10 ) Kuşun dışkısını görebilme imkanınız varsa dışkı kontrol edilmelidir. Normal dışkıya sahip olmayan kuşlar, özellikle çok sulu, yeşil ve köpüklü dışkı hastalık belirtisi olabilir.






MANTOLU GUCERCIN

Orta büyüklükte dik duruşlu bir kuştur. Boyun tüyleri birkaç parçadan meydana gelmektedir. Bu tüyler kafayı kaplayacak şekilde ahenkli bir manto görünüşü vermektedir. Bunun için mantolu, yakalı, kalpaklı gibi isimler takılmıştır. Kafayı kaplayan tüylerin uzunluğu ve kafayı örtmesi bu güvercinlerde istenen bir özelliktir bu ilginç görünüşlü kuş süs güvercinleri besleyenler için en dikkat çekici kuşlardan birisidir. Beyaz - siyah - sarı - kırmızı ve desenli renklerde olabilirler. Kökeni Hindistan dır




TROBIKAL BOLGELERIN SUSLU GUVERCINLERI



Tropikal bölgeler birçok renkli ve görülmemiş güvercinlerle kaynaşır. Polinezya adalarının yemiş kumruları (Ptilinopus cinsi) dünyanın en güzel kuşları arasında yer alırlar. Başlarının tepesi çok kere menekşe rengidir, yücutlarınm geri kalan kısımlarında ise yeşil, sarı ve leylak gibi tatlı pastel renkler birbirine karışmıştır. Adlarından da anlaşıldığı üzere, bu kuşlar başlıca meyvalarla beslenirler.
Güvercinler, tüylerinin yumuşaklığıyle tanınmışlardır, fakat Nikobar güvercini (Caloenas nicobarica) hiç de öyle değildir. Uzun, gevsek ve sivri tüyleri hu türe dağınık bir türünü. verir Nikobar güvercinlerinin tüyleri mor ve tunç parıltılı bir siyahımsı renktedir.
Güvercingiller ailesinin en iri üyeleri, Yeni Gine'nin iri bir tavuk iriliğindeki taçlı güvercinleridir . Bunlar da kestane rengi vücut tüyleri, gri kanatları ve başlarının tepesini kaplıyan dantela gibi tüylerden meydana gelmiş taçlarıyle gerçekten güzel kuşlardır Uzunlukları 75 santimdir.







BUHARA GUVERCINLERI

HEM GUZEL........... HEMDE.... SINIFININ.......... EN IYILERI



 
  Bugün 14 ziyaretçi (26 klik) kişi burdaydı!
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Loading